13 Ekim 2009 Salı

Heybeli ve Büyükada maceraları


Vapur olur da amcam olmaz mı? Vapurla yarıştı yine, gösterisini yaptı, alkışlar çığlıklar arasında.


Bu, fotoğrafları benim ne zor şartlarda çektiğimin kanıtıdır arkadaşlar. Çiçekleri begonvili budayan bahçıvan verdi, ben kırmadım dalları, şahitlerim var.
Nesli için adalar cennet ötesiydi, bir dolu kedi sevdi. (yine de doymadı, çantasından zorla çıkarttık kedileri)

Şu güzelliğe bakın, yavru daha. Gözler buz mavi...nefis bir köpek.






Nesli eliyle koymuş gibi evimizi buldu...Yıllar önce burada oturmuşuz, hatta ben doğmadan önce.
Yollar bomboş, kimsecikler yok ortalıkta...Sessiz...

Dondurmanın en çok kornetini seviyoruz...
Muhteşem bir ev değil mi, paşa dedeminmiş :)))))

Adanın esas sahipleri kediler. Şu yüze bakın :)

Ada olur da muhteşem çiçekler olmaz mı...

Burada hayat oldukça sakin, kediler miskin miskin uyuyor, kuş canı sıkkın uyanmalarını bekliyor.

Yaza veda partisi

Bir yaz daha bitti.
Sevgili Ahmet'in bahçesi bu yaz en keyif aldığımız yer olarak en güzel sohbetlere, en güzel kahkahalarımıza evsahipliği yaptı.
Birlikte çok yedik çoook.

Ahmet sucuk mangalda gitgide ustalaştı, tabii biz de yemek konusunda :)


Yok yok Esra değil, ikizi Ebru...Yeni tanıştık. O da en az Esra kadar tatlı dilli, hoşsohbet.
Dört güzel bir arada.
Köpük ve Yeşim. Köpük dünyanın en tatlı ve uslu köpeği. (Geri planda Burak Bey'in mabadı görülmekte)Bulun bakalım ben neredeyim :)
Ahmet'in bahçesinin esas sahiplerinden.