21 Haziran 2013 Cuma

İyi ki doğmuşum

İyi ki bu kadar güzel dostlarım var. Ne mutlu bana...



 BE-BE'lere mutlu yıllar :)


Her zaman çok yakınımda olan bir dostumdan bir buket sevgi...


Güzel insanlara devam...


 Ahmetçim ve teknik ekip arkadaşlarından Hilmi :)


Köpükçüm ve can yoldaşı....

Ve bu seneki müthiş pastam! Büyülere hemen başladım bile :)



Ama hala kurbağa?

Duruunn çekmeyiiiin! poz verecektiimm daha :)


Şanslı kurbağa :)

Anneler günü kutlu oldu :)


Güzel annem o gün çocuklar gibiydi.

Çiçeksiz olmaz olamaz :)

Şu güzelliklere bakın, fazla söze gerek yok...














Geldi-geçti bile :)

Aslında hastane ve sonrası ile ilgili bir şey yayınlamamak niyetindeydim ama, bu güzellikler fikrimi değiştirtti.

Nermin Sultan hemen deniz manzaralı baş köşeye yerleşti :)

Neslicim oda dekorasyonu ile yakından ilgiliydi :)
Sevgili Nevin Teyzemin güzel çiçeği hastane dedektifine fake atıp, odamızı şenlendirdi.

Hobbes buralardaysa her an herşey olabilir :)

Akrobat Kedi

Bu yaramaz 5 katlı evin penceresinden çıkıp, pervazda dolaşmaya meraklı. Yüreğimi ağzıma getiriyor.


Scaramouche ile Galileo'nun Hikayesi.

"Easy come, easy go, will you let me go / Bismillah! No, we will not let you go / Let him go! Bismillah! We will not let you..."
We Will Rock You, Queen'in parçalarından hareketle tasarlanmış ödüllü bir rock opera.  Çok keyifli bir müzikal ziyafet, eğlenceli, tanıdık,  mesaj veren...İngilizce ama Türkçe altyazı eklenmiş, ve aralarda Huysuz Virjin'den Salı Pazarı'na espriler ile Türkçeleştirilmiş.
Çok güzel bir akşam oldu bize.






21 Mayıs 2013 Salı

Atın atın...jil geliyorrrr

BAHAR TEMİZLİĞİ

Yazmayan kalemleri.
Sayfası bitmiş defterleri.
Kulpu kırık fincanları.
... ‘Zayıflayınca giyerim’ kotunu.
Son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri.
Arka balkona tıkıştırdığınız,
bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur
dediğiniz o sandalyeyi.
Dibi kararmış tencereyi.
Taşındığınız hangi evden kaldığı,
hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları.
Sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda
o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz fotoğrafı.
Çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini
(kaset mi kaldı allah aşkına)
Atın.
Ohh bir ferahlayın bakalım. Tamam mı?
Şimdi ihtimalleri atın.
‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte.
Takılıp kaldığınız o günü.
Düşünüp durduğunuz o lafı.
Atın.
Küstüğünüz için uzun zamandır
görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü.
Alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan
o ‘olayı’
Atın.
O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini
Kestiğiniz eski gazete küpürünü
İçinizi kemiren o ukteyi
Atın.
Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk
intikam yemeğini de dökün.
Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz,
dışarıdan bir döner söyleyin daha iyi.
Buzdolabının üzerindeki diyet listesini
(faturaların altında duruyor)
Depodaki koşu bandını.
Atın.
Cevabı olmayan soruları
Kaçırdığınız fırsatları
Atıldığınız işleri
Beceremediğiniz ilişkileri
Kişisel gelişim kitaplarını
Atın.
Arkanızdan konuşanları.
Önünüzü kapayanları.
Alamadığınız terfiyi
Oturamadığınız evi
‘Şimdiki aklım olsa’ları
Aldığınız en kötü karneyi.
Hatta en iyi karneyi.
Çalışmayan saatleri.
İşe yaramayan fikirleri.
Kaçan trenleri.
Zamansız yaşlandıran dertleri.
‘O gün’ olanları.
Halının altına süpürdüklerinizi.
Dolabın dibine iteklediklerinizi.
Atın.
Bakın, ne güzel güneş çıktı.

13 Mayıs 2013 Pazartesi

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Gün olur alır ...

Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!...
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi...  
Orhan VELİ

2 Mayıs 2013 Perşembe

El işinde üstüme yoktur :)

Bu renkli kalpler bir projenin parçası, bakalım ne olacak bitince...
.
.
Derken bitti bile, nasıl olmuş :)

Bu minik kareler ise pek yakında battaniye olacaklar :)

30 Nisan 2013 Salı

Çiçeklerimden...


Bu güzellikler bahçeden. Renkleri itibariyle sevgili fenerli dostuma ithaf edilmiştir.


Yok mu falımıza bakacak bir Nostradamus :)
Orkidelerim açmaya başladı, hergün yeni bir çiçek açıyor.

Açmaya doyamadı bu minik...Rengi nefis bir kırmızı.

Bu güzellik de aramıza yeni katıldı. Adı streptocarpus grandis-yediveren çuhası imiş. Çiçekçide önce güzelliğine sonra nefis kokusuna vuruldum. Salon çiçeği imiş üstelik, ve her mevsim çiçekli kalırmış. Bu kadar güzel bir çiçeği daha önce keşfetmemiş olmama şaşırıyorum. Ve de her eve lazım diyorum.