30 Ekim 2014 Perşembe

Güle güle Neval Teyze

Kabullenmek zor, ama yavaş yavaş altın kızlar aramızdan ayrılıyorlar...Geriye tatlı anılar kalıyor.
Ne yapalım, c'est la vie.



Uzlaşmak gibisi yok

Elini bırakanlardan mısınız, çekip gidenler misiniz?
Oysa formül ne kolay; az akıl, biraz sağduyu, özgüven, bolca iyi niyet...
ve derin bir nefes...10a kadar say...özür dile, sarıl sadece sarıl ve gülümse.
Hatırlayacağım, çünkü öyle şanslıyım ki benim kaybedecek bir dakikam bile yok bu hayatta.

 Ne demiş üstad;
Hâlâ anlayamadınız değil mi?
Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil.
Kavganın kazananı yoktur.
Ya kaybedersiniz ya da daha çok kaybedersiniz.
Önemli olan kalp kırmamak.
Önemli olan yargılamadan, karşılıksız sevebilmek ve iyilik yapabilmek.
Haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak, bilge olmaktır.
Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece,
O sizi kontrol etmeye devam edecek.
Böyle olduğu sürece tüm dünya sizin bile olsa asla mutlu olamazsınız.
ALBERT EINSTEIN

20 Ekim 2014 Pazartesi

Al Pacino klasiği

Pilates, tenis derken tangoyu ne kadar ihmal ettiğimi fark ettim.
Özlemişim.



Al Pacino & Tango Sahnesi ( Kadın Kokusu )

Pervane


Ben bal arısı gibiydim senden önce
Bak pervanelere döndüm seni görünce

Yana yana kül olsam her an
Yine de senden ayrılamam
Yoluna adadım ömrümü ben
Sensiz olamam
Yana yana kül olsam her an
Yine de senden ayrılamam


Bin yıl yaşasam yine sana doyamam

Sana gönlümü verdim nazlı güzel
Seni almazsam gözlerim açık gider

Bana ellerini ver
Hayat seni sevince güzel
Yoluna adadım ömrümü ben
Gel kaçma güzel

Bana ellerini ver
Hayat seni sevince güzel
Sana gönlümü verdim nazlı güzel...

16 Ekim 2014 Perşembe

14 Ekim 2014 Salı

Bolu'da kamp başkadır...


Yola çıkmadan kafamda endişeler vardı, kabul ediyorum. Ve sağolsun "bazı arkadaşlar" gözümü korkutmak için ellerinden geleni yaptılar.

Keyifli başlayan yolculuğumuz güzel molalarla güle oynaya bizi Yedigölllerin eşsiz manzarasına ulaştırdı. Kocaman bir ateş, güzel sohbetler eşliğinde yenen bir yemek, gölün etrafında yürüyüş ile ilk günümüz sonlandı.

Yedigöllerde1 gece yeterli diyerek tatilimize Yeniköy yaylasında keşfettiğimiz "özel" yerimizde devam ettik. Ki asıl tatil o zaman başladı bence. 

 


Ziyaretçilerimiz (jandarma teyzeler ve torunları :)) oldu, Yeniköy muhtarı evine kahvaltıya davet etti, ki bu o şartlar altında bulunmaz nimetti. Çok misafirperver insanlardı. O kahvaltıyı ve muhtarın karısı ile yaptığımız sohbeti ömrümce unutmayacağım :)






Yürüyüş yaparken keşfettik bu göleti. Sakin, sessiz haliyle büyülü gibiydi.


Büyülü gölette iki gölkızı :)
Fotoğraflar neden mi az, telefon-şarj problemi yüzünden. Gerçi ne kadar foto çeksek de gördüğümüz tüm o güzellikleri anlatmamın imkanı yok, gidip kendi gözlerinizle görmeniz gerekli.