Yola çıkmadan kafamda endişeler vardı, kabul ediyorum. Ve sağolsun "bazı arkadaşlar" gözümü korkutmak için ellerinden geleni yaptılar.
Keyifli başlayan yolculuğumuz güzel molalarla güle oynaya bizi Yedigölllerin eşsiz manzarasına ulaştırdı. Kocaman bir ateş, güzel sohbetler eşliğinde yenen bir yemek, gölün etrafında yürüyüş ile ilk günümüz sonlandı.
Yedigöllerde1 gece yeterli diyerek tatilimize Yeniköy yaylasında keşfettiğimiz "özel" yerimizde devam ettik. Ki asıl tatil o zaman başladı bence.
Ziyaretçilerimiz (jandarma teyzeler ve torunları :)) oldu, Yeniköy muhtarı evine kahvaltıya davet etti, ki bu o şartlar altında bulunmaz nimetti. Çok misafirperver insanlardı. O kahvaltıyı ve muhtarın karısı ile yaptığımız sohbeti ömrümce unutmayacağım :)
Yürüyüş yaparken keşfettik bu göleti. Sakin, sessiz haliyle büyülü gibiydi.
Büyülü gölette iki gölkızı :)
Fotoğraflar neden mi az, telefon-şarj problemi yüzünden. Gerçi ne kadar foto çeksek de gördüğümüz tüm o güzellikleri anlatmamın imkanı yok, gidip kendi gözlerinizle görmeniz gerekli.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder