16 Aralık 2014 Salı

Var mı dur diyen?



 


Oysa kolaydır özgürlük.
Hayallerin özgürlüğü, bir kişinin özgürlüğü, bir ilişkinin özgürlüğü, toprağın özgürlüğü…
En büyük özgürlük saltanatını kendi keyfince sürdürmek değil midir?
Rüzgarın hesap vermeden esmesi, sandalın keyfince bir o yana bir bu yana dalgalanması…
Alıp başını gidebilmek neden lükstür?

Sınırlar olmadan uçarken kuşlar gibi özgürüz, zamanın efendisi, mekanların gözdesiyiz…kendimize geçer nazımız; hayaller kurarım, az uçarım, çok kaçarım.
Ya da bazen genç olurum bazen yaşlı… kime ne? 
Hayat ne güzeldir zıplarken daldan dala. 

Peki neden büyülü bir liman bulur bulmaz duruluruz, yelkenler iner suya.
Yüzümüzde malum bir gülümseme, mekânın albenisine teslim olur, zamanı o derin gözlerin anlamını ararken durdururuz.
Müziğin ruhumuzda bıraktığı tadın esiri olur, zehirli elmayı kendi ellerimizle yeriz, sonumuzu getireceğini bile bile...
Mümkün mü birlikte sallanmak salıncakta sonsuza dek ahenkle?
Bütün bu özgürlükleri bırakıp demir atmak istemek neden, var mı bilen?
İlk yağmurlar yağmadan gitsek…Hep gitsek, hep gitsek…var mı dur diyen?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder